Web sitemize hoşgeldiniz.

Antalya Hakkında Bilgi ve Gezilecek Yerler

Türkiye’nin en kalabalık şehirleri arasında beşinci sırada olan Antalya, 2013 yılında yapılan nüfus sayımına göre yaklaşık olarak 2.158.265 kişilik bir nüfusa sahiptir. Şehrin tamamı Akdeniz Bölgesi’nin batı kısmında yer almaktadır. Batı Torosların ve Antalya Körfezi’nin arasında kuruludur. Yüz ölçümü baz alındığında Türkiye’nin altıncı büyük alanına sahiptir. Batısında Muğla, güneyinde Akdeniz, kuzeyinde Isparta ve Burdur, doğusunda ise Mersin ve Karaman illeri yer almaktadır.

1980 senesinden itibaren, turizm ve uygun hava koşulları sayesinde hızla gelişen Antalya şehri,bu verilere göre hızla büyüyerek Türkiye’nin en kalabalık beşinci şehri olma unvanını almıştır. Şehirde ekonomik yaşam büyük bir kısım olarak turizm, ticaret ve tarıma dayalıdır. Türkiye’de en çok antik kenti bünyesinde barındıran şehrin kuruluğu olduğu alanda bir çok medeniyet yaşamıştır. Bu nedenle görülmesi gerekli olan birçok antik kent şehrin turizmine büyük katkılar sağlamaktadır. Antalya şehrinde yaşamış olan medeniyetler şu şekilde sıralanabilir;

  • Lidyalılar
  • Likyalılar
  • Pamfilyalılar
  • Bergamalılar
  • Romalılar
  • Bizanslılar
  • Selçuklular
  • Osmanlılar

Son olarak ise Türk Cumhuriyeti hakimiyeti altında olan Antalya saydığımız medeniyetlerden hiç bir tanesine başkentlik yapmamıştır. Antalya iklim olarak Akdeniz ikliminin tüm özelliklerini taşımaktadır. Şehrin merkezi ve yerleşim yerlerinin haricinde kalan tüm topraklar tahıl tarlalarıyla örtülü platolardan oluşmaktadır.

Antalya’ya yıl içerinde çok fazla turist akını gerçekleşmektedir. Turizm konusunda dünya şehirleri arasında en çok bilinen Türkiye şehridir. Birçok gezilecek ve görülecek yeri olan şehir; mağaraları, şelaleleri, eşsiz koyları ve plajlarıyla ünlüdür.

Antalya’da Bulunan Mağaralar

Yer Köprü Mağarası: Mağaranın en derin noktası 27 metre civarında olup, 110 metre toplam uzunluğuna sahiptir. Denize bağlantısı olan Yer Köprü Mağarasına deniz mağarası da denilmektedir. Denize bağlantılı olan alanın tabanı kısmen deniz suyu ile dolu olsa da mağara kuru bir mağaradır. Açık havaya göre mağaranın sıcaklığı düşük ve serindir. Oldukça büyük olması nedeniyle restoran ve kafeterya yapılabileceği düşünülmektedir.

Geyikbayırı Mağarası: Geyikbayırı köyünde bulunan bir mağaradır. Mağaranın Antalya’ya uzaklığı yaklaşık olarak 26 km’dir. Antalya merkezden batı yününe doğru Çakırlar köyü yolu üstünden Geyikbayırı köyüne gidilebilmektedir. Köy merkezinden Geyik bayırı mağarasına ulaşım yürüyerek 5 dakika sürmektedir. En derin noktası 6.5 metre olan mağaranın toplam uzunluğu 120 metre civarındadır. Turizme kazandırılmayı hak etmiş olan mağarada halen çalışmalara devam edilmektedir. Zaman zaman aktif olan mağara genelde kuru olsa da yağışlı zamanlarda tabana su dolmaktadır.

Karain Mağarası: Antalya’nın Yağca köyü sınırları içersinde bulunan Karain Mağarası merkeze 30 km uzaklıkta yer almaktadır. Türkiye’nin en doğal ve en büyük mağaraları arasında yer alır. Bir çok devirde kullanılmış olan mağara geçmişin izlerini üzerinde taşır. Yontma taş devri mağaranın en çok kullanıldığı ve tekrar yapılandığı süreçlerdendir. Bu mağarada yapılan kazılarda bulunan eserler Antalya müzesinde sergilenmektedir. Tapınak klasik dönemlerde tapınak olarak kullanılmış olup girişlerde ve duvarlarda kitabeler bulunmaktadır.

Damlataş Mağarası: Antalya’nın Alanya ilçesinde ve deniz kıyısında yer alan mağara Alanya merkeze 3 km uzaklıktadır. Kuru ve yatay mağara görünümünde olan mağara 30 metre uzunluğa sahiptir. 200 metrelik bir alanı kaplar ve çok sayıda sarkıt ve eşsiz dikitlerin verdiği muhteşem manzaralar 15 metreye dek uzanmaktadır. Radyoaktif havası, karbondioksit gazı, düşük ısısı ve yüksek ölçüde nem ile son derece yararlıdır. Bu nedenle astım hastalarının çok sık ziyaret ettiği yerler arasında yer alır. Mağarada bulunan dikit ve sarkıtların yaklaşık olarak İ.Ö 15.000-20.000 yılları arasında oluştuğu tahmin edilmektedir.

Küçükdipsiz Mağarası: Tünek Tepe alanının güneybatıya uzantısı olan Alakaya Tepesinin güney kısmındadır. Mağaranın toplam uzunluğu 74 metre civarı olup yatay ve kuru mağara özelliklerini taşır. 27.5 metre en derin noktasının uzunluğudur. Mağaranın sonunda dikitler ve sarkıtlar çok fazladır. Mağara ısısı oldukça serin olup normal şartlardan ve açık havadan 3-4 derece düşük ısıya sahiptir.

Altınbeşik Mağarası: Ürünlü köyünün Manavgat Vadisinin derin ve sarp yamaçlarında yer alır. Akseki ilçesine bağlı olan Ürünlü köyü şehrin doğu kısmında yer alır. Toplam uzunluğu en büyük mağaralar arasında yer almasına yetecek uzunluk olan 2500 metre civarındadır. Giriş kısmına göre en yüksek noktası ise 101 metredir. Kurak mevsimlerde bile göletlerin oluşması mağaranın aktif bir mağara olduğunun kanıtıdır. Mağara içersinde dikkat çeken hayvan topluluklarına rastlanmamış olur ısısı ortalama 16-18 derece civarıdır. En uzun karst sistemlerinden birine sahip olan bu alanda çamlar ve eşsiz manzaralar ile yer altı karst sistemi 100 km civarındadır. Mağaranın alt bitiminde yaklaşık olarak 40 metrelik bir çıkış bulunur. Bu çıkış mağaranın en güzel alanlarından bir bölümüdür. Burada beyaz duvarlar ve eşsiz sarkıt ve dikitler bulunmaktadır.

Antalya’nın bünyesinde bulunan ve dünyaca ünlü mağaralarına her yıl onlarca turist gelmektedir. Mağaralarının yanı sıra antik kentleriyle de ünlü olan şehirde Phaselis antik kenti kesinlikle görülmesi gereken yerler arasında yer alır. Antalya Kemre yolunun 44 km sonra sola dönen yolun geniş ve büyük bir alanı ormanlık içinde bulunan Antik kent, gerek tarihi dokusu gerekse plajlarıyla en çok rağbet gören yerler arasındadır. at nalı şeklin dıştan ve içten surlar ile çevrili ve büyük bir bölümü yıkılmış olan kaleiçi ise Helenistik dönemine ait kalıntılar taşıyan eşsiz bir yerdir. Surlarla çevrili alanın içersinde 3bin kadar ev bulunur, evlerin mimarı yapısı bölgenin kültür ve tarih dokusunu anlatmaktadır. Merkezin 17 km doğusunda Aksu bucağı sınırlarında bulunan Perge ise sadece Antalya’nın değil Anadolu’nun en görkemli ve düzenli Roma dönemi kentlerindendir. Kesinlikle görülmesi gereken yerler arasında olmalıdır. Bİr başka ilgi çeken ve yunan mitolojisine konu olan yer ise yanartaştır;

Yanartaş:  Kemre ilçesine bağlı olan Çıralı köyüne civarında tarihi, turistik ve küçük bir doğalgaz kaynağıdır. Turistlerin oldukça ilgisini çeken ve hikayeleriyle merak uyandıran bir alandır.

Efsaneye göre;  Ephyra Kralı olan Glaukos’un Hipponoes adında bir oğlu vardır. Yapılan bir av partisinde Hipponoes kardeşi olan Bellelor’u öldürür. Bundan sonra Belleros’u yiyen anlamına gelen bellerophontes adını alarak Ephyra’dan kovulan Hipponoes, Argos kralına sığınır, daha sonra kendisini öldürmeye kıyamayan ve yakıştıramayan Argos Kralı, onu Likya Kralına gönderir. Likya Kralıda acınacak bir halde olan Hipponoes’i öldürmek istemez. Olimpos dağında yaşayan keçi gövdeli, aslan başlı ve yılan kuyruklu, ağzından alev saçan Chimera ile Hipponoes’i dövüşmeye gönderir. Pegassos adlı kanatları olan atına binen Bellerophontes doğruca canavarın yanına gider. Chimera saldırdığında kanatlanan Peggassos aşağı doğru inerken Bellerophontes mızrağı canavara geçirerek onu yerin yedi kat dibine gönderir. Canavar giderken alevler saçılmaya devam eder. Anadolu’da onbinlerce yıldır anlatılan ve kulaktan kulağa dolaşan bilgiye göre oradan çıkan alevler Chimera’nın alevidir. Bellerophontes’in bu zaferini kutlamak adına Olimpos’ta yarışmalar ve oyunlar düzenlenir. Yarışa katılacak atletler Chimera’nın aleviyle meşalelerini yakarak Olimpos’a doğru koşarlar. Anadolu’da Olimpiyatların ilk örneği gerçekleşmiş olur. Günümüzde hala yakılan meşale sembolik olarak Chimera’nın sönmeyen ateşinin ifade edilmesidir.

Antalya’nın güzelliklerini, plajları ve şelalelerini bir diğer makalemizde detaylı olarak anlatmaya devam edeceğiz.

ZİYARETÇI YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

%d blogcu bunu beğendi: